Pembe gürültü uykuda gizli bir tehlike mi yaratıyor
Pensilvanya Üniversitesi tarafından yürütülen yeni bir bilimsel çalışma, uyku kalitesini artırmak için yaygın olarak kullanılan pembe gürültünün sanıldığı kadar masum olmadığını ve uykunun en kritik evrelerini ciddi şekilde kısalttığını ortaya koydu.
Milyonlarca insan, şehir gürültüsünü bastırmak veya daha huzurlu bir uykuya dalmak için yağmur, rüzgar veya şelale sesini andıran pembe gürültü cihazlarına başvuruyor. Ancak Pensilvanya Üniversitesi ve çeşitli uluslararası araştırma ekiplerinin gerçekleştirdiği son çalışma, uykuya yardımcı olarak pazarlanan bu geniş bant seslerin aslında dinlenme kalitesine zarar verebileceğini gösteriyor. Laboratuvar ortamında elde edilen veriler, bu seslerin beyin üzerindeki etkilerinin beklenenden çok daha karmaşık olduğunu kanıtlıyor.
Pembe gürültü ve beyaz gürültü arasındaki fark nedir
Ses dünyasında “renkler” frekans yoğunluklarına göre belirleniyor. Kuantum dünyasından aşina olduğumuz farklı dalga boyları kavramı, uyku seslerinde de belirleyici bir rol oynuyor. Beyaz gürültü, statik bir radyo sesi gibi tüm frekanslarda eşit yoğunlukta yayılırken; pembe gürültü düşük frekanslarda daha yoğun bir yapı sergiliyor. Bu durum, pembe gürültünün insan kulağı tarafından beyaz gürültüye kıyasla çok daha yumuşak ve doğal bir ses olarak algılanmasını sağlıyor.
Araştırma sonuçları uykunun çalındığını gösteriyor
Bilim insanları, 25 yetişkin katılımcı üzerinde yedi gece boyunca titiz bir izleme süreci yürüttü. Katılımcıların farklı ses koşullarındaki uyku döngüleri incelendiğinde oldukça çarpıcı sonuçlara ulaşıldı. Uçak gürültüsü veya bebek ağlaması gibi çevresel seslere maruz kalan kişilerin, uykunun en derin ve onarıcı aşaması olan N3 evresinde ortalama 23 dakika daha az vakit geçirdiği saptandı. Ancak asıl şaşırtıcı olan, sadece 50 desibel seviyesindeki sabit pembe gürültünün bile normal bir geceye kıyasla REM uykusundan yaklaşık 19 dakika çaldığının tespit edilmesi oldu.
Dış sesleri bastırmak yerine fiziksel engel kullanmak
Çalışmanın dikkat çeken bir diğer noktası ise pembe gürültü ile çevresel gürültünün birleştiği anlarda ortaya çıktı. Bu iki ses türü aynı anda verildiğinde, katılımcıların gece boyunca uyanık kaldıkları sürenin önemli ölçüde arttığı gözlemlendi. Araştırmacılar, dış sesleri başka bir sesle maskelemeye çalışmak yerine kulak tıkacı gibi fiziksel engeller kullanmanın çok daha sağlıklı olduğunu belirtiyor. Zira gürültülü gecelerde kulak tıkacı kullanan deneklerde, pembe gürültünün neden olduğu o olumsuz değişimlere rastlanmadı.
Gelişim çağındaki çocuklar ve bebekler risk altında mı
Araştırmayı yürüten uzmanlardan Mathias Basner, REM uykusunun sadece dinlenmek değil, aynı zamanda hafıza güçlendirme, duygusal düzenleme ve beyin gelişimi için hayati bir önem taşıdığını vurguluyor. Basner, özellikle ebeveynleri uyararak şu ifadeleri kullanıyor: “Bulgularımız, pembe gürültü ve diğer geniş bant seslerin uykuda çalınmasının zararlı olabileceğini gösteriyor. Özellikle beyinleri hala gelişmekte olan ve yetişkinlere göre daha fazla REM uykusuna ihtiyaç duyan çocuklar ve bebekler için bu durum daha riskli olabilir.”
BENZER HABERLER
Göklerin hakimi KAAN ilk uçuşunun üzerinden geçen 2 yılda neler başardı
7 ay önce
Ensonhaber içeriklerine Google Haberler üzerinden daha hızlı ulaşmak için hangi yöntemleri kullanmalısınız
5 ay önce