Meta Akıllı Gözlük Kullananlar Büyük Bir Tehlike Altında mı ve Mahrem Görüntüler Kenya’ya Nasıl Sızdı
Meta’nın Ray-Ban iş birliğiyle geliştirdiği ve milyonlarca satan yapay zekâ destekli akıllı gözlüklerinin arkasındaki skandal dünya gündemine bomba gibi düştü. İsveçli gazetecilerin yürüttüğü kapsamlı araştırma, kullanıcıların evlerindeki en mahrem anlarının, banyodaki görüntülerinin ve hatta cinsel ilişki kayıtlarının Kenya’daki taşeron işçiler tarafından saniye saniye izlendiğini ortaya çıkardı.
Teknoloji dünyasında son yılların en popüler ürünlerinden biri haline gelen Meta’nın akıllı gözlükleri, satış rakamlarıyla rekor kırmaya devam ediyor. Şirket verilerine göre 2023 ve 2024 yıllarında toplam 2 milyon adet satılan bu cihazın, 2025 yılında 7 milyon satış barajını aşması bekleniyor. Ancak entegre kamera ve mikrofon sistemiyle kullanıcılara dünyayı yapay zekâ gözüyle analiz etme imkânı sunan bu teknoloji, beraberinde devasa bir gizlilik ihlalini de getirdi. İsveç’in önde gelen gazeteleri Svenska Dagbladet ve Göteborgs-Posten tarafından yayımlanan ortak araştırma, bu cihazların kaydettiği görüntülerin kimler tarafından ve nasıl incelendiğini dehşet verici detaylarla gözler önüne serdi.
Mahrem Görüntüler Yapay Zekayı Eğitmek İçin Kullanılıyor
Meta’nın akıllı gözlükleriyle kaydedilen görüntülerin büyük bir bölümü, yapay zekâ modellerinin geliştirilmesi amacıyla yürütülen “veri etiketleme” süreci kapsamında Kenya, Kolombiya ve Hindistan gibi ülkelerdeki taşeron firmalara gönderiliyor. Bu süreçte, düşük ücretlerle çalışan insan görevliler, yapay zekânın dünyayı tanıması için binlerce videoyu tek tek izleyip yorumluyor. Ancak bu videoların içeriği, kullanıcıların gizlilik uyarısını ne kadar dikkate aldığını ya da cihazın ne kadar kontrolsüz bir kayıt mekanizmasına sahip olduğunu sorgulatıyor.
Kenya’nın Nairobi kentindeki bir veri etiketleme şirketinde çalışan bir personel, karşılaştıkları sahneleri şu sözlerle ifade etti: “Bazı videolarda insanların tuvalete gittiğini ya da soyunduğunu görebiliyorsunuz. Bence kaydedildiklerini bilmiyorlar; bilselerdi bunu yapmazlardı.” Başka bir çalışan ise kullanıcının haberi olmadan kaydedilen anları anlatırken, bir kişinin gözlüğünü komodinin üzerine bıraktığını ve ardından odaya giren eşinin kıyafetlerini değiştirdiği anların sistem tarafından tamamen kaydedildiğini belirtti.
İzlemezsek İşimizi Kaybederiz Korkusu
Araştırma kapsamında konuşan çalışanlar, incelenen görüntüler arasında sadece kişisel anların değil, banka kartları, pornografik içerikler ve tamamen kaydedilmiş cinsel ilişki sahnelerinin de bulunduğunu aktardı. Bu denli mahrem içerikleri izlemekten rahatsızlık duyup duymadıkları sorulduğunda ise çalışanlar, işlerini kaybetme korkusuyla hareket ettiklerini dile getirdi. Bir çalışan, yaşadığı ikilemi şu ifadelerle özetledi: “Birinin özel hayatına baktığınızı biliyorsunuz ama yine de işi yapmanız bekleniyor. Sorgulamamanız gerekiyor. Soru sormaya başlarsanız işiniz biter.”
Kullanıcı Verileri Üzerindeki Kontrol Tamamen Kayboluyor mu
Meta, kullanıcı sözleşmelerinde yapay zekâ ile girilen etkileşimlerin hem otomatik sistemler hem de insanlar tarafından incelenebileceğine dair maddeler bulunduruyor. Şirket, kullanıcılara hassas bilgilerini paylaşmamaları yönünde uyarılarda bulunsa da, gözlüklerin günlük yaşamın bir parçası olması bu sınırın aşılmasını kolaylaştırıyor. Üstelik yapay zekâ özelliklerini aktif olarak kullanmak isteyen kişiler, verilerinin şirketin sunucularına gönderilmesini peşinen kabul etmek zorunda kalıyor.
Veri koruma kuruluşu “None Of Your Business” adına araştırmaya katılan avukat Kleanthi Sardeli, sürecin risklerine dikkat çekerek, “Materyal, modellerin içine girdikten sonra kullanıcı pratikte verinin nasıl kullanılacağı üzerindeki kontrolünü kaybeder” değerlendirmesinde bulundu. Bu durum, giyilebilir teknolojilerin yaygınlaşmasıyla birlikte bireysel mahremiyetin ne kadar savunmasız kaldığını bir kez daha kanıtlıyor.
Meta Sessizliğini Koruyor ve Sorumluluğu Politikalara Atıyor
İsveçli gazetecilerin iki ay süren ısrarlı sorularının ardından Meta’dan gelen kısa yanıt, şirketin mevcut politikalarını savunmakla sınırlı kaldı. Bir Meta sözcüsü, “Canlı yapay zeka kullanıldığında medya içeriklerini Meta AI Hizmet Şartları ve Gizlilik Politikası doğrultusunda işliyoruz” diyerek konunun insani ve ahlaki boyutuna değinmekten kaçındı. Oysa verilerin toplandığı gelişmekte olan ülkelerdeki çalışanlar, bu sürecin “görünmeyen insan maliyetinin” çok daha ağır olduğunu vurguluyor.
Yapay zekâ modellerini eğitmek için kullanılan bu işçiler, bazen ceset fotoğrafları bazen de suç mahalli görüntüleri gibi travmatik içeriklere maruz bırakılıyor. Araştırmada yer alan bir veri etiketleyicinin son sözleri ise tüketiciler için ciddi bir uyarı niteliği taşıyor: “İnsanlar veri toplamanın boyutunu gerçekten bilseydi, kimse bu gözlükleri kullanmaya cesaret edemezdi.”
BENZER HABERLER
Milyonlarca iPhone sahibi büyük bir risk altında mı ve DarkSword tehlikesi tüm verileri nasıl ele geçiriyor
7 ay önce
Samsung piyasa değerinde 1 trilyon dolar barajını nasıl aştı ve teknoloji dünyasında neler değişiyor
5 ay önce