Yapay Zekaya Akıtılan Trilyonlarca Dolar Gerçekten Geri Dönecek mi Yoksa Büyük Bir Hayal Kırıklığı mı Yaklaşıyor
Küresel teknoloji devlerinin yapay zeka yarışında kesenin ağzını sonuna kadar açarak 30 trilyon dolarlık devasa bir altyapı inşa etmeye girişmesi, finans çevrelerinde benzeri görülmemiş bir tedirginlik yarattı. Tarihin en büyük yatırım çılgınlığı hız kesmeden büyürken, vadedilen verimlilik sıçramasının sahada karşılık bulamaması piyasalarda tehlike çanlarının çalmasına neden oluyor.
Dünya çapında teknoloji sektörüne pompalanan sermaye miktarı, sanayi devriminin demiryolu atılımlarını ve 1990’ların internet patlamasını çoktan geride bıraktı. Ancak finans uzmanları ile iktisatçılar, harcanan astronomik paralar ile bu yatırımların kasaya geri dönüş takvimi arasında tehlikeli bir uyumsuzluk yaşandığı konusunda birleşiyor. Şirketlerin gökyüzüne tırmanan borsa değerlemeleri ve durmaksızın duyurulan milyarlarca dolarlık harcama taahhütlerine rağmen, iş dünyasının geneline yayılan somut bir üretkenlik artışı henüz gözlemlenebilmiş değil.
Uluslararası denetim kuruluşu PwC tarafından paylaşılan projeksiyonlar, veri merkezlerine yönelik küresel finansman akışının 2050 senesine kadar 30 trilyon dolar barajını aşacağını gösteriyor. Söz konusu rakam, neredeyse ABD Hazine tahvillerinin toplam büyüklüğüne eşdeğer bir parasal gücü ifade ediyor. Enflasyon düzeltmeleri hesaba katıldığında dahi geçmişteki hiçbir teknolojik hamlenin bu boyuta ulaşamadığı görülüyor. Sektörün öncülerinden Anthropic firmasının dahi halka arz planlarında 518 milyar dolarlık devasa bir harcama hedefi koyması ve bu tutarın firmanın 2025 yılı gelir beklentisinin yüz katını aşması, riskin boyutunu gözler önüne seriyor.
Piyasa Değerleri ile Ekonomik Gerçekler Arasındaki Uçurum Nasıl Kapanacak
Piyasalardaki bu aşırı iyimser tabloya en sert uyarılardan biri finans devi JP Morgan cephesinden geldi. Dev banka, yapay zekanın amiral gemisi konumundaki ABD pazarında geniş kitlelere yayılan bir üretkenlik dalgasının “henüz yakalanamadığını” vurgulayarak mevcut şirket değerlemelerinin rasyonel temellerden uzaklaşmış olabileceğini bildirdi. Bain & Company tarafından yürütülen kapsamlı bir analiz de bugünkü pazar dinamikleri üzerinden sağlanacak kazançların, yapılan altyapı maliyetlerini karşılamaya yetmeyeceğini kanıtlıyor.
Araştırma, doğacak finansal kara deliğin bertaraf edilebilmesi adına akıllı robotik sistemlerden çığır açıcı yarı iletken ve batarya teknolojilerine kadar daha önce var olmayan yepyeni sektörlerin ortaya çıkması gerektiğini ortaya koyuyor. Microsoft, Amazon ve Google gibi altyapı sağlayıcısı devasa aktörlerin sadece bu devasa harcamaları finanse edebilmek için önümüzdeki beş yıl zarfında 4,2 trilyon dolardan fazla taze nakit akışı yaratması şart görünüyor.
Geçmişteki teknoloji dalgalarının yetersiz kârlılık nedeniyle sert düzeltmelerle noktalandığını anımsatan analistler, çip devi Nvidia tablosunun da kritik bir eşikte olduğunu kaydediyor. Yapılan hesaplamalara göre firmanın mevcut piyasa büyüklüğünü meşrulaştırabilmek için Amerikan ekonomisinin önümüzdeki on sene boyunca her yıl yüzde 3 ila yüzde 5 arasında kesintisiz verimlilik artışı kaydetmesi gerekiyor. Oysa ABD Kongresi Bütçe Ofisi’nin aynı döneme ilişkin temel beklentisi yıllık yalnızca yüzde 1,75 düzeyinde bulunuyor.
Yatırım Geri Dönüşü Gelmezse Borç Yükü Sistemi Tehdit Edebilir mi
Columbia Business School bünyesinde çalışmalarını sürdüren ekonomist Stijn Van Nieuwerburgh, küresel yapay zeka harcamalarının aslan payını üstlenen ABD’de 2025 ile 2032 yılları arasında yatırımların 9 trilyon doları bulacağını öngörüyor. Bu tutar, Amerikan gayri safi yurt içi hasılasının yüzde 3,2’si gibi devasa bir paya işaret ediyor. Ekonomist, hedeflenen yüzde 10’luk makul bir geri dönüş oranı için sektörün 2032 senesine gelindiğinde her yıl 3,55 trilyon dolar ciro üretmesi gerektiğini, ancak bugünkü kazançların bu hedef yanında devede kulak kaldığını belirtiyor. Altyapı projelerinin yoğun borçlanmayla finanse edilmesi sebebiyle talepte yaşanabilecek ufak bir yavaşlamanın dahi zincirleme iflas risklerini tetikleyebileceği uyarısı yapılıyor.
Dönüşüm Ne Kadar Zaman Alacak ve İstihdam Piyasasını Neler Bekliyor
Geliştirici şirketlerin liderleri ise tüm kuşkulara rağmen geleceğe sarsılmaz bir inançla bakıyor. Anthropic yöneticisi Dario Amodei medeniyeti kökten değiştirecek bir çağın eşiğinde olunduğunu savunurken, OpenAI lideri Sam Altman ve Google DeepMind Strateji Direktörü Jasjeet Sekhon kendi kendini eğiten algoritmaların insanlık tarihinde görülmemiş bir üretkenlik patlaması yaratacağını iddia ediyor. Fakat madalyonun diğer yüzünde Cambridge Üniversitesi ekonomisti Diane Coyle, endüstriyel devrimlerin ekonomik verilere pozitif yansımasının çoğunlukla 10 ila 50 yıllık bir zamana yayıldığını hatırlatıyor.
Hızlı bir verimlilik artışının iş gücü piyasasında yaratacağı tahribat da tartışmaların merkezinde yer alıyor. Anthropic tarafından hazırlanan senaryolarda agresif bir büyümenin çok ciddi bir istihdam kaybıyla el ele gideceği ortaya konuyor. Zaten Amodei de geçtiğimiz dönemde yaptığı öngörülerde başlangıç seviyesindeki ofis çalışanlarının yarısının beş yıl içinde görevlerini yapay zekaya devretmek zorunda kalabileceğini dile getirmişti. Stanford Üniversitesi verileri de hukuk danışmanlığı veya muhasebe gibi yapay zekadan doğrudan etkilenen alanlarda genç çalışan istihdamının beden gücüne dayalı sektörlere kıyasla şimdiden yüzde 19 oranında gerilediğini belgeliyor.
Ekonomi tarihçileri, 1873 Paniği’nde batan demiryolu işletmelerini veya 2000’lerin başında çöken dotcom balonunu anımsatarak nihai tablonun benzer olabileceğini değerlendiriyor. Birçok şirketin hayal kırıklığıyla silinip gidebileceği fakat arkalarında geleceğin dünyasını taşıyacak kalıcı bir altyapı mirası bırakacakları öngörülüyor.
BENZER HABERLER
Akıllı telefon ve tablet fiyatlarına dev zam mı geliyor Samsung Türkiye yöneticisi Murat Azdemir yüzde 25 artış için ne dedi
5 ay önce
Rockstar Games hackerların eline mi düştü dev oyun devinden beklenen o açıklama geldi mi
6 ay önce